Fettah Can: Yeni albümüm “Arkadaşlarımdan”

 Özel bir proje albümü hazırlıyorsunuz. Albümden de “Zaten Yaz Üç Aydı” adlı şarkıyı single olarak yayınladınız. Nasıl ortaya çıktı bu fikir?

– Yıllarca kendi şarkılarımı ayrıca Cansu (Kurtcu) ve Alper Narman ile birlikte yazdığımız eserleri söyledim. Başka kimsenin şarkısını söylemedim. Kafamda hep böyle bir şey yapmak vardı. Cansu da 4 yıl önce bu şarkıyı dinletti. “Zaten Yaz Üç Aydı”, Okay Barış’ın seslendirdiği bir Sezen Aksu şarkısı. Çok beğenmiştim, hep aklımızın bir köşesindeydi.

Bir gün de kuliste otururken “Bir proje yapayım, ismi de ‘Arkadaşlarımdan’ olsun. Ve arkadaşlarımın şarkılarını seslendireyim” dedim. Şimdi de 10 şarkılık repertuvara yaklaştık. Bu da ilk adımı. Arka arkaya birkaç single gidip sonra albümü yayınlayacağız.

 Albüme giren arkadaşlarınızın şarkılarını neye göre seçtiniz?

– 1992 yılından beri ıskalamadan söylediğim bazı şarkılar vardır. Onları seçmeye çalıştım. Bu seri olabilecek bir çalışma. Çünkü çok besteci, çok iyi işler yapmış arkadaşlarım var. Sağ olsunlar hepsi de “Ben bunu okumak istiyorum” dediğimde “Al senindir” dediler. Bu albümde arkadaşlarımın yanında bir de hayat arkadaşımın, Cansu’nun eserini seslendireceğim.

ALBÜM 90’LAR RUHUNU TAŞIYOR

 Albümün ruhunu nasıl tanımlarsınız?

– Albüm 90’lar ruhunu taşıyor. İyi şarkı zamansızdır. 20 yıl sonra da çıksa o günün şartlarında kendini belli eder, 50 yıl önce çıkmış olsa da bugün söylendiğinde kendini belli eder. İyi besteci, iyi şarkıcı oldum demek için en az 10 yıl lazım.

Daha birinci yılda kendini bu ülkenin en büyük starı ilan eden bir sürü insan görüyorum, şaşırıyorum. Ama çok kıymetli büyüklerimiz var. Bizden önce çok acayip işler yapmış arkadaşlarımız, dostlarımız var. Bizim de bir çabamız var. Önemli olan o mesafeyi katetmek. O mesafe katedilmeden insan kendini göremiyor.

 Single’ınıza gelen yorumlar nasıl?

– Çok güzel şeyler yazıyorlar. İnsanlara kıymetli şeyler verirseniz kıymetli dönüşler alırsınız. Ne bana ne Cansu’ya sosyal medyada kötü söz söylerler.

Bunu başarmak çok güzel. Çok şükür ki iyi dinleyiciler biriktirmişiz. Sanat ve sanatçının değeri yaşamında çok fazla ortaya çıkmaz, göçtükten sonra kıymetli değerler verilir.

ÇOK HIZLI KARARLA BODRUM’A YERLEŞTİK

 Radikal bir karar aldınız ve Bodrum’a yerleştiniz. Sizi bu kararı almaya iten sebepler neler?

– İstanbul’un en sakin semtlerinden birinde yaşıyorduk. Geçen yıl çocukları hangi okula yazdıracağımızı düşünüyorduk. Bazı arkadaşlarımız Urla’ya gitti, bazıları Bodrum’a geldi. Şubat ayında bir gün Bodrum’a geldik. Bir plajda, bir baba çocuğunun tişörtünü çıkardı ve çocuk suya atladı. Çocuk çok mutluydu, bizimkiler şaşkınlıkla izledi. Hava çok güzeldi.

“Kışı da böyleyse bizce Bodrum olmalı” dedik. Çok hızlı karar verdik. İstediğimiz okulda kontenjan boşluğu bulunca çocukları yazdırdık ve düzenimizi kurduk. Hazirandan beri buradayız.

 Bodrum’dan müzik çalışmalarınızı nasıl yürüteceksiniz?

– Çok keyifli oluyor. Konserlere bazen uçakla, bazen arabayla gidiyoruz. Arabayla gidince yol için bir müzik liste yapıyorum, onları dinliyorum. Onlar insanın ruhunu genişletiyor. Stüdyomuz evde. Tüm sistemimizi kurduk. Bundan sonra evden başka hiçbir yerde şarkı söylemem!

HAYATIMDA SON KEZ SESLENDİRMİŞİM GİBİ OKUDUM

 Bu sefer arkadaşlarınızın şarkılarını söylemek sizde nasıl bir tat bıraktı?

– Ben her şarkıyı kendim yazmışım gibi söylerim. Çünkü kendim yazmışım gibi söylediğimde başka bir duygu oluşuyor. Bunu çok değerli buluyorum. Arkadaşlarım da öyle düşünüyor. Her şarkıyı hayatımda son kez şarkı söylüyormuşum gibi seslendirdim. O yüzden de bu samimiyet karşıya geçiyor.

 Şu an tribüte albümler revaçta. Sizin için de böyle bir albüm hazırlanmasını ister misiniz?

– Öyle bir planım yok ama ileride belki olabilir. Pandemi olduğunda “İkizlerimiz var. Hayatta böyle bir fırsat daha gelmez, tamamen çocuklarla ilgileneceğiz” dedik. Ekonomik açıdan da çalıştık, biriktirdik. Cansu “Nasıl Durumlar” adlı şarkımızın sözlerini yazdı, müziğini beraber yaptık. Bir single öyle çıkardık. O sürede ben sadece konserlere gittim. Ta ki kuliste aklıma bu proje gelene kadar.

CANSU, KAYAHAN’IN DİŞİSİ GİBİ

 Evdeki tartışmalar en çok müzikten mi çıkar?

– Samimiyetle söylüyorum Cansu çok yaratıcı. Mesela bazı kurduğu cümleleri şaşkınlıkla dinlediğim oluyor. Gerçekten çok güzel bir cevheri ve ruhu var. Eşim diye demiyorum, bana hep Kayahan’ın dişisi gibi geliyor. Öyle bir ruhu var. Bir şarkı yapıyor, eğer beğenmediğim yerleri olursa ‘değiştir’ diyorum.

 Öyle durumlarda birbirinizin fikirlerini uygular mısınız?

– Tabii ben de öyleyim. Cansu bir şarkıda burası olmamış dediğinde düzeltirim. Bunu duymak iyi bir şeydir. Türkiye’de çok fazla pohpohlanmaktan insanlar yanlış işler yapıyor.

MÜZİK SEKTÖRÜNE ARTIK SİTEMİM YOK

 Geçmiş röportajlarınızda müzik sektörüne karşı bir siteminiz olduğunu gördüm.

– Önceden vardı.

 Artık yok mu?

– Şu an çok rahatım. Dileyen dilediği her şeyi yapabilir. Bir şeyleri değiştirme gücünüz yoksa bence durumun kendini nereye evireceğini izlemekten başka bir çareniz yoktur. Bazen söylediklerim tamamen yanlış anlaşıldı. İnsanlar alakasız şeyler söyledi. Ben şunu biliyorum; iyi müzik yapmak gerekiyor. Biz de işin iyi müzik tarafında durmaya gayret ediyoruz.

 İyi müzikten kastınız nedir?

– İyi müzikten kastım; işin içinde iyi cümleler kurulan şarkılar. O iyi cümlelerin üzerine güzel melodilerin konduğu şarkılar. İyi aranjmanlar ve müzisyenin ruhunun değmesi gereken projeler. Biz bu albümde her şeyi canlı çalıyoruz. Stüdyolarda unutulan işler bunlar. O yüzden çok değerli.

EGOLUYUM AMA KOMPLEKSLİ DEĞİLİM

 Nedir sahnenizde kurallarınız?

– Bizim sahnemizde dansçı, görsel bir şov yoktur. Dinleyiciler sadece bana bakıyorlar. Kıvanç Tatlıtuğ gibi bir adam da değilim ben. Tek derdim iyi müzik olması.

 Sizin egolarınız yok mu?

– Ben egolu biriyim herkes gibi ama kompleksli değilim. Ego insanı yaşatır. İnsanın bir kere kendi için ben demesi lazım. Ama hiç kompleksli değiliz. İsteklerimiz her zaman bellidir. Mesela ben neyle gidiyorsam ekibim onunla gitsin, nerede kalıyorsam ekibim orada kalsın, ben ne yiyorsam arkadaşlarım da onu yesin. Taleplerimiz bunlar. İyi müzik yapmaya gayret ederiz, o kadar. Şımarık veya kibirli olmak formumda yok.

 Çocuklar siz müzik yaparken ne yapıyor?

– Onlar da hemen ellerine gitar filan alıyor. Elma ağacından armut düşmez. O yüzden armut dibine düşecek. Biraz meyilli gibiler ama bizde hiç ısrar yok. Ne isterlerse onu yapsınlar. İkisinde de iyi kulak var. Ritim duyguları da çok iyi. Ama baskı kurmuyoruz.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx